7 Eylül 2016 Çarşamba

Kurban Eti Nasıl Saklanmalı? Nasıl Pişirilmeli?

Veteriner kontrolünde uygun koşullarda kesilen kurban etini saklama konusunda dikkat etmeniz gereken unsurlar vardır.
1.      Kurban eti kesildikten sonra Rigor mortis denilen ölüm sertliği gerçekleşir.Bu sebeple mutlaka 1-2  gece buzdolabında bekletilip dinlendirilmelidir. Bekleyen et daha iyi pişmek için hazır hale gelir. Bekleyen etler kıymalık, kuşbaşılık, pirzola, biftek ve bonfilelik olarak ayrılmalı, günlük pişirilecek miktarlara bölünmeli yağlı kağıtlara sarılarak -2 derecede 7 gün ve buzdolabı poşetlerine konulup derin dondurucuda -32 derecede dondurarak maksimum 3 ay içinde tüketilecek şekilde saklanmalıdır.
2.      Et protein açısından zengin bir besin olduğu için dışarıda hava ile temas edecek şekilde bekletilmesi veya çözdürülen etin tekrar dondurması soğuk zinciri bozduğu için renk değişimlerine,bozulmalara hatta ciddi zehirlenmelere sebep olabilir.
3.      Eti buzlarının çözdürülmesi için kaloriferin üzerine koymak,açıkta bekletmek  veya akan suyla yıkamak doğru değildir.Eti hemen pişirmek gerekir.Ekstra yağ ilavesine gerek yoktur.Etin bileşimindeki yağ bunun için yeterlidir.
4.      Doğru pişirme yöntemleri olan ızgara,haşlama ve fırında pişirme yöntemleri kullanılmalıdır.
5.      Izgara ile pişirme yapıldığında et ile ateş arasındaki mesafe en az 15 cm mesafede olmalıdır.Çünkü kanserojen maddeler yanma reaksiyonu ile oluşmaktadır.
6.      Kuyruk yağı,iç yağı gibi doymuş yağlar kalp ve damar hastalıkları açısından tehlike oluşturduğu için tüketilmemelidir.

7.      Sakatatlar yani organ etleri hijyenik olmadığı için kesinlikle tüketilmemelidir.


1 Ağustos 2016 Pazartesi

Kilonuza Değil Yağ Oranınıza Dikkat Edin !

26 Nisan 2016 Salı

Şeker Tatlı Zehirdir

Şekerin kilo alma üzerinde bu kadar etkisi olmasına şaşırmamalı. Aslında son yapılan bir araştırmaya göre şeker tüketimi kilo durumundan çok düşünsel işlev bozukluğuna neden olabiliyor...
b

Ama "yüksek şeker" kavramına aşina olsanız da, şekerin beyninizi nasıl etkileyebileceğinin farkında olmayabilirsiniz. İşte o etkiler;

Şeker, yeme isteğini artırır.

Amerikan Klinik Beslenme dergisinin bir çalışmasına göre; şeker beynin ödül merkezini uyararak abur cubur yeme isteğinizi artırıyor. Böylece daha fazla şeker yiyor ve devamlı olarak bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorsunuz. Bu tamamıyla bir kısır döngüye dönüşüyor.

Hafızanıza kısa sürede zararlar verebilir...

Bir araştırmaya göre en az bir ay boyunca şeker ve doymuş yağ oranı yüksek olan yiyecekler tüketen kişiler hafıza testlerinde, tüketmeyenlere göre daha kötü performans göstermişlerdir. Ayrıca Amerikan Beyin, Davranış ve Bağışıklık dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, sadece bir hafta bile yüksek şekerle beslenmenin hafızayı bozabilmede yeterli olduğu anlatılmaktadır.
Bu sebeple şeker tüketimine mümkün olduğu kadar dikkat edilmeli ve şekerden uzak durulmalıdır.
NUTRA SYSTEM | İzmir Beslenme Danışmanlığı

17 Mart 2016 Perşembe

Soğan ve Sarımsak

Türk mutfağının vazgeçilmezi soğan ve sarımsak hem çiğ olarak hem yemeklerde bol miktarda tüketilmekte. Kuru ve taze halleriyle tüketilebilen soğan ve sarımsağın sağlığımız için çok önemli etkileri var.
Soğanda bol miktarda A,  B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunduğunu kaydeden uzmanlar, kalp ve prostat bozukluğu, pankreas tembelliği (şekerliler), sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık, mide zayıflığı gibi hastalıklarda çok fayda verdiğini, bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı attığını bildiriyor.
bulb-1239423_1920
Soğanın, vücuttaki fazla tuzu da dışarı attığını belirten uzmanlar, pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını arttırdığını ve kanda şeker seviyesini düşürdüğünü kaydediyor.
Soğan, salataların yanı sıra çeşitli yemeklere, krem peynirlere ve hamburgerlere katılır, çorba ve yahni gibi sevilen yemekleri yapılır. Mutfakların vazgeçilmez bir öğesidir.
Soğan, bedenin savunma sistemini güçlendirir: Soğuk algınlığı, öksürük, bronşit ve gastrit gibi enfeksiyon hastalıklarına iyi gelen ve geleneksel olarak bu nedenle tüketilen bir besindir.

Soğan, yağlı yemeklerin yenmesinden sonra bedende kolesterol yükselmesi ve kanın pıhtılaşması olaylarını önler: Çok fazla yağlı yemek yiyen kişilerde meydana gelen bu gibi sakıncalı durumlar, yemeklerde bol soğan bulunması halinde ortadan kalkar.

Soğan bedende bulunan kötü kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürür, ama iyi kolesterol düzeyini artırır.

Bol bol soğan yemenin, bedenin kansere yakalanması riskini azalttığı savunulmaktadır.
Soğan sadece kullanılacağı zaman soyulmalı ya da küçük parçalara ayrılmalıdır. Çünkü havayla temas etmesi içerdiği yararlı maddelerin kaybına yol açar.

Doğrandıktan 30 dakika sonra, soğan içerisinde bazı ayrışmalar meydana gelir ve bu ayrışma maddeleri hassas bağırsak ve midelerde gaz toplanmasına, mide ekşimesine ve karın ağrılarına neden olur.

Soğan sarımsakla beraber yenmemelidir. Birlikte yenmesi bağırsaklarda mayalanma sonucunda ağrıya neden olur.

Sos içindeki soğanın hazmı zordur.

Hipoglisemi sorunu olanlar soğan kürünü uygulamamalıdır.
Çin tıbbında kullanımı 3000 yıl öncesine kadar giden sarımsak, tüm dünyada hipertansiyon, enfeksiyon, böcek ve yılan sokmaları gibi pekçok durumda tedavi amaçlı kullanılırken, bazı kültürlerde kötü ruhların uzaklaştırılması için de kullanılabilmektedir.
Son çalışmalarda sarımsağın kolesterol düşürücü, kalp sağlığını koruyucu, kanser önleyici ve antimikrobiyal etkileri olduğu yer almaktadır. Manganezin, B6, C vitamini ve selenyumun önemli kaynağıdır.
Vücut yağlarını düşürücü etkisi bulunur. Yapılan pek çok çalışma sonucunda sarımsağın total kolesterolü, LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerini düşürdüğü, HDL kolesterolü artırdığı görülmüştür.
Platelet yapışkanlığını ve ateroskleroz oluşumunu önleyerek kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar, kalp krizi ve inme riskini azaltır.
Antioksidan aktiviteye sahiptir. İçerdiği C vitamini ve selenyum ile vücuda zarar veren maddeleri zararsız hale gitirir.
Tutarlı olmamakla beraber yüksek tansiyonu düşürücü etki göstebilir. Uzun yıllardır halk arasında tansiyon düşürmek amacıyla kullanılan sarımsağın yapılan bazı çalışmalarda sistolik ve diyastolik kan basıncını düşürdüğü gösterilmiştir. Ancak çalışmalar tutarsızdır.
Kan şekerini düşürücü etki gösterebilir.
Kansere karşı koruyucu etkisi bulunur.
Antimikrabiyal etkisi vardır. Bakteri, virus, mantar ve parazitlere karşı etki gösterdiği görülmüştür.
Bu sebeplerle hem çiğ olarak hem yemeklerde soğan ve sarımsak bol miktarda tüketilmelidir.